6 Mart 2015 Cuma

 Anımsadı

   Annem dünyanın en zarif,en iyi yürekli insanıdır.Her zaman çok canlı,neşeli bir insandı ve
herkesin yardımına koşardı.Aramızda her zaman çok yakın ve özel bir ilişki olmuştur.
Annem Alzheimer hastalığına yakalandıktan sonra belleğini ve kimliğini yavaş yavaş yitirmeye
başladı.On yıldır bu hastalığın pençesinde ve her geçen gün bizlerden dahada uzaklaşıyor.
Bana göre bu, yavaş yavaş ölmek.Artık kendisine hiç bakamayacak bir duruma gelmesine
karşın,hiç değilse bizleri tanıyordu.Günün birinde bizleride tanıyamayacağını biliyordum ve
sonunda,bundan iki buçuk yıl önce oda oldu.
  Annem ve babam hemen her gün bize gelirlerdi ve çok güzel vakit geçirirdik,ama
bir anda aramızdan sanki biri eksildi.Artık annem,kızı olduğumu anımsamıyordu.Babama
dönüp,"Ne hoş insanlar,değilmi?"diyordu.Kızı olduğumu söylememin hiç bir yararı yoktu,
artık onun için "iyi bir komşudan"öte birisi değildim.Giderlerken anneme sarıldığımda,
gözlerimi yumuyor ve yıllar önceki anneme sarıldığımı düşünüyordum.Ona sarıldığımda
36 yıldır yaşadığım bana her zaman huzur veren kucağını,kollarının güven veren sarılışını ve
yalnızca ona ait o güzel kokuyu yudum yudum içiyordum sanki.
  Bu hastalığın bu özelliğini kabul etmem çok güçtü.Bende zor bir dönem geçiriyordum ve
anneme gereksinimim vardı.Her gün her ikimiz için de dua ediyordum.
  Yaz sonuna doğru bir gün akşam yemeğini hazırlarken dualarım kabul oldu ve şaşkına 
döndüm.Annem,babam ve eşim arka bahçede oturuyorlardı ve annem bir anda sanki
yıldırım çarpmış gibi yerinden kalktı,mutfağa yanıma geldi ve bana sarıldı.Sanki zaman
durmuştu,annemgözleri yaşlarla dolu,bana bebeği olduğumun doğru olup olmadığını sordu.
"Evet" diye çığlık attım.Doğruydu.Kucaklaştık.Her ikimizde ağlıyorduk ve o sihirli anın
 bozulmasını ikimizde istemiyorduk.O anın geldiği kadar çabuk yok olacağını biliyordum.
Sonra çok iyi bir insan olduğumu,bu yüzden bana yakınlık duyduğunu ve birden bire çocuğu
olduğumu anladığını söyledi.Hepimiz çok rahatlamış,çok mutlu olmuştuk.O anın Tanrı'nın bana
 bir armağanı olduğunu düşündüm ve değerini çok iyi bildim,çünkü annemin bütün bunları yine
 unutacağını biliyordum.O korkunç hastalık bizlere bir an için nefes aldırmıştı ve aramızdaki o özel
bağ yine kurulmuştu.Gözlerinde yıllar önce yitirmiş olduğu pırıltıyı görebiliyordum.
  Annemin durumu giderek kötüleşti,ama hala benim kim olduğumu anımsıyor ve beni ilk
anımsadığı o güzel yaz gününden bu yana neredeyse tam bir yıl geçti.Bana gözlerinde hala o
pırıltıyle bakıyor ve gülümseyerek bana sanki,"Aramızda bir sır var ve kimse bu sırrı bilmiyor"
diyor.Birkaç ay önce annem ve babam yine bizdeydi ve konuklarımız vardı.Annem saçlarımı
okşamaya başladı ve konuklarımıza dönüp onlara,"Onun bebeğim olduğunu biliyormusunuz?"
dedi....     Lisa Boyd
                                                                                (Tavuk Suyuna Çorba kitabından)
                    Jack Canfield
                  Mark Victor Hanses